Wednesday, October 28, 2009

Turkiye'den izlenimler

Bana oldukca uzun gelen 3 yildan sonra Turkiyeye geri dondum.

Kara ve Melis bu ay icin Turkiye hakkindaki ilk izlenimlerini taze paylasmami istedi.

Bu hafta gecmisimi animsamak ile gecti:

Uzun suredir gormediginiz dostlariniz biraktiginiz yerdedir ancak biraktiginiz gibi degildir. Ortaokul sira arkadasiniz yine ayni boylarda, ayni sestedir. Ancak anlattiklari artik ortaokuldan terktir. Daha zor olani anneniz ve babaniz ile rolleriniz degismek uzeredir. Baban ceketini denemeni ister. Gomlegini dikkatle inceler. Bunun ne anlama geldigini kendin baba olana kadar anlayamayacaksin.

Ankara'da tarif etmekte zorlandigim bir hareketlilik soz konusu. Mevsim normallerin aksine oldukca sicak bir haftaydi. Sokaklarda bize has olan o kosusturma, o karmasayi unutmus olmaliyim.

Kizilay Meydaninda YKM onunde kiz arkadasini beklesenler, esi ile alisverise gelen emekliler, portakal suyu saticilari, kazi kazan tezgahi kuranlar, soslu misir satanlar, politik yayin dagitanlar, belediye gorevlileri, polisler, dershaneye yol tutan universite adaylari, sokak cocuklari, apartman aralarini mesken tutmus kedi ceteleri.

Bunlar alisildik goruntuler.

Bir de tuhaf karsilamaya basladiklariniz vardir:
Dev reklam panolarinda pastahaneler corek ve cay resmi altina "Atam izindeyiz" yazar. Amerikada esine az rastlanir cesitlilikte alisveris merkezlerini gorus acinizdan kazirsaniz altindan bozkirlar cikar. Yildizda apartmanlarin arka balkonundan bir bozkirda yasadiginizi kendinize hatirlatirsiniz. Cok guzel bir bozkirdir.

Bir ogle vakit yururken ustunuzden jetler gecer. Nereden nereye giderler, kime kendilerini gosterirler anlayamazsiniz.

Dolmusta yaniniza bayan oturmak yerine ayakta seyahet etmeyi tercih eder.
Karsidan karsiya gecmek istersiniz ustunuze surmek isterler. Anneniz ile gecersiniz yine ustunuze surerler. Cinnah caddesi bir otoyol olmustur, sadece basinda ve sonunda karsiya gecebilirsiniz.

Bilkent Universitesine bakalim. B Binasina artik kimlik okutarak, dedektorden gecersiniz. Polisi ikna etmek zorunda kalirsiniz, bakin arkadasimin projesinde yardimci olmak istiyorum diye. Mozart kafeteryasinda artik cam bir duvar vardir. Arkadaslarinizla o yuksek camin arasindan konusursunuz. Siz mezun, o ogrenci aranizda artik cam bir duvar vardir. Sigara tiryakileri artik her yerde dislanmistir, her kafenin bir terasi, bahcesi veya balkonu vardir. Kis gelecek diye dusunursunuz.

Televizyonda haber kanallari dehset yaymaktadir. Salgin korkusundan herkesin kafasi karismistir. Aralarinda bunun bir Amerikan komplosu oldugunu inanlar vardir(Amerikanin icinde civa oranin yuksek oldugu asilari satmaktadir). Amerika hala herkes icin kiliktan kilaga girebilen bir mitolojik canavardir. Her belada parmagi oldugunu dusunurler. Sonra da eklerler:" Niye dondun? Ben olsam kalirdim"

Belediye Ankara'da etkisini gormemek mumkun degil. Tipki gezici sirklerde sergilenen tuhaf insanlar gibi ortada tuhaf projeler gormek mumkun. Protokol yolu ucaktan bile gozlenebilecek sekilde yemyesil isiklandirma ile sizi karsilamakta. Ust gecitlerde mavi neon isiklar ile cizilmis. Meclis binasinin onundeki fiskiye ise pembedir. Sanki bir gece sarhos bir dev elinde bir neon cubukla sehirle dalga gecmis. Ya da biri belediyeye cok ucuza neon isiklar satmis.
Nafile hayiflanirsiniz. Siz gitmeyi sectiniz onlarda kalmayi. Dolasiyla siz misafir oldunuz onlar evsahibi.

Hersey yine de samimidir. Burasi sizin evinizdir. Herkes birbirinin hayatina ortaktir, bazisi ortasina oturmustur, bazisi yaninizdan islik calarak gecer. Yavasca kaniniz cay gibi kaynar. Derbi de kaybedenler ile sakalasirsiniz. Radyo'dan arkadaslariniz toplantiyi yarida kesip gelir sarilirlar.
-Aman yapmayin size grip getirmis olmayayim.
-Bosver abi sen gelmissin ya.

Odana geri doner okudugn kitaplara bakarsin. Annen sana eski fotograflarini getirir. Kendini merakla incelersin, ilk defa ayna goren bir insan gibi. Sende herkes gibi kendini biraktigin yerde ancak biraktigin kisi degilsindir.

Arkadasiniza ev ziyareti yaparsiniz. Otururlar, sakalasirlar, laf atarlar. Uzunca bir sure sohbete soguk suya dalmaktan cekinir gibi cekinirsin. Biri gitar cikarir. Emrivaki yapar dostunu sarki soylemesini ister. "Guller ve Dudaklar" secilmistir. Herkes sessizlige burunur. Gulumsersiniz. Sarki eski bir aski anlatir. Aci ve gizli. Sadece size ait degil herkesin.
Memlekete hosgeldiniz !

Friday, October 2, 2009

Newsletter

Newsletter nihayet yolladik.
Hedef ayin basiydi. Ekim 2 oldu.Yine de ilk newsletterlara gore cok daha iyi
Artik gelecek ayin ilk gunu yollamis oluruz.
Bu rahatlikla cikip kahvalti yapabilirim artik

Thursday, October 1, 2009

Yatay calisma

"longitudinal study"(yatay calisma ya da boylamsal calisma) karsi bir zaafim oldugunu kabul ediyorum.
Bu yontemde yeni basladigim kitap:
http://www.amazon.com/Innovation-Journey-Andrew-Van-Ven/dp/0195133072

Are you watching closely?



Melis ile uzun suredir Universiteye ve mezunlar grubuna uzun vadeli yarari olucak bir proje ustunde calisiyoruz.
Yakin zamanda hepinizle bunu paylasmak icin sabirsizlaniyoruz.

Yeni site

Bir website klasigi: "En yakin zamanda yeni tasarimimiz ile karsinizda olucagiz"
Bunun gibi tarihe karismis yuzlerce websitesi var belki de.
Korkmayin biz cidden bir tasarim uzerinde calistik.
Hulya Akca cok sukur bize profesyonel bir bakis acisi getirdi ve tasarimda yardimci oldu.
Kendimizi cok acimasizca elestirdik.
Karalynin ozellikle pastel boya kullanarak yaptigi tasarimi cok aradim bulursam sizinle paylasacagim.

Buyrun hosgeldiniz

Melis, ben ve Kara bir gun konusurken okuyuculara biraz da mutfak arkasini paylasmak istedik.
Belki bizi boylece daha iyi tanirsiniz.
Melis su an Bostonda, Kara Washington civarinda ben ise su an(simdilik) Seattledayim. Ucumuz fiziken hicbir zaman ayni anda bir araya gelmedik. Ancak birbirimizi yinede iyi tanidigimiza inaniyorum.
Rasgele karavele nerden cikti diye sorarsaniz. Karavela Kristof Kolomb kullandigi tekne turu. Rasgele is balikcilarin birbirlerine iyi sans dilegi. Ufka yelken acma fikri benim hosuma gidiyor. Ne kadar hesabimi iyi tutarsam tutayim, balikcilar da iyi bilir ki biraz da isler "rasgele"ye bakiyor. Gelecek ve yolculuk da oyle bir bilinmezlik, olumlu olup rasgele demek balikcilardan ogrenilebilecek bilgince bir tavir bence.
Ekimin 3. haftasinda Turkiyeye donuyorum. 3 senedir Amerikadayim. Geri donme tecrubesini sizinle paylasacagim.
Odysseia mitinde oldugu gibi bu 3 sene boyunca hepinizin asina oldugu zorluklari asmis olsam bile zamana yenik dusucegimi bilerek donucegim. Hersey tanidik ama yabanci. Yeniden tanimak ve ogrenmek iyi bir tecrube olucak.